Dünyayı Yanağından Öptük iki perde müzikal oyun BİRİNCİ PERDE giriş ses Sayın seyirciler oyunumuz başlamak üzere...ilk çöpün doğaya terkedildiği ve ilk insanların savaş naraları attığı günden itibaren yazılan bu eser ,o gün bu gündür tozlu raflarda oynanmayı bekledi.Bu oyunun oynanmamasının en büyük nedenlerinden biri,oyunun"dokundurmadık çevre" bırakmaması olarak gösteriliyor.Roma imparatorluğu döneminde oyun tam oynanacakkenüyük İskender bazı ırkları ve kültürleri yok edip,yeni ırklar ve tek bir kültür yaratmak üzere Doğu seferi'ne çıkmaya karar vermişti..Yüzlerce oynanma denemesinden sonra,son olarak 1986'da oyun Moskova'da sergilenecekken, bu sefer de Çernobil Nükleer Santral'inde patlama olmuş ve insanlar yine binlerce insanı katletmişti... Fakat bu oyun çöplere atılmak için yazılmadı.Biz herşeye rağmen oyunumuzu oynamak için tekrar buradayız.Siz de "ben dünyayı yanağından öpenlerden değilim,böyle gelmiş böyle gidecek" diyorsanız,bu oyun size göre hiç değil. 1.TABLO ( Sahnede çeşitli pozisyonlarda hareketsizce duran oyuncular müzikle birlikte hareketlenir.Bu eyleme dönüşüm ağır hareketlerle gerçekleşir.Oyuncular ağır hareketlerle ortada buluşurken,eller sıkısıkıya birbirine kenetlenir.Direnme bir süre sonra,kulisten gelen seslerle yerini parçalanmaya bırakır.) ses Direndiler...(müzik eşliğinde rüzgara karşı direnme devam eder) Direndiler...(Rüzgar son şiddetiyle esmekte,insanlar birbirine daha sıkı sarılmaktadır.) Ve dünya ,ve koskocaman dünya yetmemeye başladı..(Savrulmalar başlar) Ve toprak kavgaları...Ve savaşlar...Ve ölümler...Ve açlık başgösterdi..Ve kan akıtmaya doymadı insan,hem de kardeş kanını...Ve birileri biryerleri aldı,birileri biryerleri verdi...Irkçılık...Salgın hastalıklar...Din adı altında yakılanlar...Ve insan insanı kirletti,doğaya yöneldi...Ve doğa...Ve...Doğa... (Kulisteki ses gittikçe boğulur ve yok olur.Savrulan oyuncular,sahneye dağılmış,öylece kalakalmışlardır.Çok uzaklardan bir kız çocuğu şarkı söylemektedir.Kızın sesi,müzik,ışıklar,perde paralel halde bitişi gerçekleştirirler...) kız daha dün annemizin kollarında yaşarken, çiçekli bahçemizin yollarında koşarken, şimdi okullu olduk sınıfları doldurduk. sevinçliyiz hepimiz, yaşasın okulumuz. 1.ŞARKI KİRLİLİK BELASI Varsayalım yıllar önce Atalarımız biliyordu peti,meti. Biliyordu ozonu,mozonu, biliyordu köşeyi,möşeyi. alaverenin dalaverenin alası başlamış olsun kirlilik belası. Olsun televizyon kırkbir kanal Olsun kavgalar,gürültüler. Yaşamak şimdiki gibi banal, olsun ailesel patırtılar. Alaverenin dalaverenin alası Başlamış olsun kirlilik belası. 2.tablo (Aktrist, 1.Aktör,Kadın, 2.Aktör, Adam) -Tablo ilkel çağda geçer,günümüz ev dekoru; Televizyonun başında oturan kadın filmi izlemektedir.Oyun boyunca söylenen sözlerin açıklaması kulisten yapılır- Aktrist Humonu ba gelati berata. Hain adam ben gururumla oynatmam. 1.Aktör Yagalımı ogono partino samanadi yalıs. Yanlış anladın beni sevgilim. Aktrist Nokolumu sahamu umalanda ya? Nasıl yanlış anladım,kimdi o? 1.Aktör Sanamu veromu kalamabonaomo unabamottattaat... Sen tifolu verem kanseri olduğumu unuttun galiba Maria.O da benim hemşiremdi. Aktrist Öhhö..Öhhö..Vördöm yalamaktu ta pata zırta... Yalancı Alberto.Hani beni seviyordun..Hani öyleydi..Hani şöyleydi..Hani böyleydi. (kadının ağlaması çığlıklara dönüşür.) Kadın Atamola kkalı sattara pattara hosstt. Allah belanı versin Luis Alberto.Nasıl kıydın o kıza? Aktör Kalama malama Maria.Nanono kalmon var topoz fartopoz çeçonoz. Zırlama Maria .Bak sana ne göstereceğim ...Beni hemen affedeceksin. (araya reklam girer) 2.Aktör Non tososssos.."iyi akşamlar".Bennonu kalmot yakoo tage.."Ben yemeklerimde hep bu yağı kullanıyorum." Ve kakkak.."Ve uçuyorum".Çomuku carko sarko papiç sağfu.."Bu da deterjanım;çamaşırlarımı bembeyaz yapıyor." Popoop ta koopop.."Ya buna ne demeli?" Sürro kak hötko yatku yuaa.."tırnak kadarı ile dağ gibi bulaşık tertemiz." Çamomo yoğ öööhhh.Mus..mu..bobo koko.."Çamaşırsuyum oh mis gibi bahar kokuyor." Çortt fıdo fırto otoeğo.."Çamaşırlarım cıırrttt da olmuyor." Daskomto ka pardok gocomıno dödöt.."Desem tabii ki inanırsınız." Totomon yo..totomon.."İnanmayın kardeşim inanmayın." Olloloh.."olur mu hiç?" (Şişeleri atar) Domdo..domdo bo.."Alma..Bunu da alma." Dodmodo bab dıdod.."Hele bunu hiç alma."..(hepsini atar.) Dugodoğ gug dugorduğ.."İşe yaramaz bunlar işe yaramaz."(gülerek)..Çöleso yapordo bo özbıdıbıdı öyü kaşamko.."Gözünüze bir reklam soktuk.İyi akşamlar." (Çıkar) Kadın Atamola kakalı sattarra pattarra hosstt Allah belanı versin Luis Alberto.Nasıl kıydın o kıza? 1.Aktör (cebinden şampuan çıkarır) Aho.Pavatı yakato satkom İşte sana şampuan aldım. Aktrist (küskün cevap vermez) 1.Aktör (Övünerek) Kekomond da ya.. Hemde üçü birarada ya.. 1.Aktör (üsteleyerek) Tobobo bortkok cabadarıok Hem de ..Hem de üç ikiden büyüktür.. Aktrist (döner) Şamanon satırın varvarı kap. Sevgim satılık değil Alberto 1.Aktör (kızgın) Ooo taktor do ..paramo..kotürdo.. Ooo uzattın Maria,bak kutunu açıcam ha.. (kadının ağlaması son haddine gelmiştir. 1.Aktör dayanamaz cebinden mendil çıkarır kadına uzatır.) Aktrist (Eğilir) Kololo samkon mamkon bom bom.. bu kadar kendinizi üzmeyin 1.Aktör (ilgili) komkom bıdbıdı comcom bıdıbıdı.. isterseniz daha sonra gelelim. Kadın (Hıçkırarak) Nolo nolo.. olur olur. (Aktrist ve 1.aktör çıkar.Müzik.Kapı çalınır.) Adam (Çakırkeyiftir) Homonıjo gogajist? Hanımın nerde köle? Kadın (Şaşkın) Ooo katmaka horama mon kaka ? Aaa ben karınım ayol tanımadın mı? Adam (Masanın başına oturur.) Nonono.. Bonaj sonaj katama.. beni kandıramazsın köle.Karımı isterim. Kadın (Yanına yaklaşır,adamı koklar.) Bobalo kam samalo,tatka zozo tükü pükü.. Boyun posun devrilmesin adam,yine içmişsin. Adam (Ayağa kalkar,sendeleyip düşer.Kadın onu kaldırmaya çalışır.)Domomo sason maka lar hotto katalor.. dokunma bana ben kalkarım. (Kadın bırakır,kalkamaz) Noso kamakoz gedeloz.. Böyle oturayım bari. Kadın (oturur ağlar) Popamok tarama yakamaz ta katardozsatdo,gamokü hadrotol namçak mamaçak Maria'nın çektiği eziyetlerin aynısını sen bana çektiriyorsun pis Alberto suratlı alçak. Adam (oturduğu yerden kalkar,kadına eğilip bakar) Sonor do toğak ya.. Aaa,karım. Kadın Too,monkoka yaa.. Ben senin karınım yaa.. Adam Hoholama kapto yakamozsa taodüno kaki taka kaak.Sodro para karapomıdiya,hotto kütji mütordü jinarakko papalok gerkitardoji sor? Merhaba canım Kadın Mon.. Hıh.. Adam (masaya oturur) Nono katrodojik.. Bana yemek.. Kadın Yomoro tot.. Yemek yok.. Adam Hoho..Momojok ho? Nee..Yemek yok mu? (müzik,ritmik kavga ederler...) Ses Oyunun bu kısımları ve sonası ayıp konuşmalar ve şiddet içerdiğinden yönetmen tarafından sansüre uğratılmıştır.Ame siz illede sonuç görmek istiyorsanız işte size sonuç.(Kulisten giren oyuncu elinde tuttuğu "sonuç" yazılı pankartla diğer taraftan çıkar.) 3.tablo ( 1.Anne, 2.Anne, 2.Baba, 1.Baba, 1.Öğretmen, 2.Öğretmen, 2.Genç, 1.Genç) -Sahnenin ön kısmında iki yükselti ve bu yükseltilere tünemiş iki genç bulunur. Gençlerin başında diğer görevli oyuncular bulunur. Gençler tünedikleri yükseltilerde zorlanarak yumurtlamaya çalışırlar. Anneler, babalar ve öğretmenler beklenti içindedirler. Anneler oyun sırasında gençlerin arkasındaki yumurtaları toplarlar.- sesler (Soptlar yanmadan) Aslan oğlum...Hadi kızım...Biraz daha gayret...Helal sana...Unutma seninleyiz...Gururumuz bizim... 1.Anne (kızının terini siler) Ha gayret kızım!..Başaracaksın kızım...(Kız kollarını kanat çarpar gib yapar, zorlanır) Bizim için kızım...Bak şuradaki çocuğa, nasıl yumurtluyor durmadan... 2.Anne (terini siler) Aslan oğlum benim...Gururumuz...Boşuna mı onca masraf ettik sana?..Hadi yavrum...Hadi bir tanem... 2.Baba Dün sana kızarak haksızlık ettim...Biliyorum ama tüm yaptıklarım senin iyiliğin için, geleceğin çin...Eh, sen de iki gün boyunca hiç yumurta vermemiştin...Ama canın sağolsun...Bugün verdiğin yumurtalar açığı kapattı... 1.Baba Kim ne derse desin babasının kızıdır benim kızım...Verdiğimiz emeklere karşı nankörlük yapacak değil ya?.. 1.Anne Tabi ya...Yemedik yedirdik 1.Baba Giymedik giydirdik...okumadık okuttuk... 1.Öğretmen (araya girer) Okuttum!( Cebinden çıkardığı yemi kıza verir) Yüzümü kara çıkarmayacaksın değil mi?..Değil mi hülya?.(Kız cevap vermek ister ama beceremez) Hadi ama...Bak herkes senin yumurtlamanı bekliyor...( 1.anne ve 1.Baba'nın gözleri kızın arkasındaki yumurta sepetindedir. "Yumurta yok" anlamında öğretmene işaret ederler) 2.Öğretmen (nispet yaparak) Dursuncuğum...çuçucuğum...Biliyorum ki sen iyi bir çuçuksun...Öğretmenin olarak seninle gurur hatta gururlar duyuyorum...Son öğrettiklerimden bir iki şey söyle de sevindirik olalım...(2.Genç zorlanır ama o da birşey söyleyemez) Çuçukum...Deli etme beni...Konuş! 2.Genç (Zorlanarak) Çalışmalıyım...Çok çalışmalıyım...Ailem benden utanmamalı...Çalışmalıyım...Çok çalışmalıyım...Öğretmenlerim benimle gurur duymalı... 1.Genç Saat yedi, ders çalışmalıyım...Saat sekiz, ders çalışmalıyım...Saat dokuz, ders çalışmalıyım...Oyun?..Oyun yok...Oyun çocukların işi...Ben ders çalışmalıyım...Saat on... (iki tarafın aileleri de gelen yumurtaları alırlar) 1.Aile Yaşasın!..Oldu bu iş! 2.Aile Bravo!..Helal sana! 2.Baba Bugünleri dedesi görseydi, nasıl da öğünürdü torunuyla... 2.Anne Büyümüş de yumurtlamış diye... 2.Öğretmen (Kibirli) ya benim payıma ne demeli?.. 1.Öğretmen Eh, Görüyorsunuz eğitimin mucizelerini... 1.Anne (Nispet yaparak) Kızım diye demiyorum ama maşallah akıl küpü yavrum akıl...Nasıl da iki gıdak bir yumurta... 2.Baba (abartarak) Ağlamak istiyorum hanım...Bu yumurtalar...bu başarı...bu mutluluk ağlatacak vallahi beni...Doyasıya ağlamak istiyorum... 1.ve 2.Öğretmen Vallahi biz de! 1.ve 2.Anne Vallahi biz de! 2.Baba Ben de...ben de...(2. Öğretmen'in yanına gelir, kulağına) Ama yetmezki hoca! 2.Öğretmen Acele etmeyin beyfendi...Bilim herşeyden üstündür... 1.Baba Yumurtadan bile mi? 1.Öğretmen Elbette beyfendi...Hatta öğretmen mum gibidir...Etrafını aydınlatır ama kendi erir... (Bu sırada gençlerde aşırı zorlanmalar başlar) 1.Anne N'oluyor? 1.Öğretmen Telaşlanacak birşey yok...Sınav dönemi... 2.Öğretmen Sınav zamanı...Haliyle zorlanıyor çuçuklar... (Öğretmenlerin ikisi de sessizlik isteyen hareketler yaparlar. Müzik başlar) 1.Anne E, şimdi? 1.Baba Bu ne sessizlik? 2.Anne Oğlum? 2.Baba Kızım? ( Öğretmenlerin müdahalesiyle yine sessizlik devam eder...Beklenti...) 2.Genç X ile Y'nin çarpımından Z'nin X'e oranı ve Z'nin Y'ye oranı hesaplanmalıdır...Bunun sonucunda X'e a, Y'ye b, Z'ye c dersek a artı b artı c nedir?..Çarpanları eşittir X artı Y artı Z dir. Çıkan sonuç ise 2 karekök pi beş sayısının üssü ile oranlanır...Bölüm eşittir, çıkar çarpı kirlilik...Kirlilik başlıca üç bölümdür...Bunlar hava kirliliği, su kirliliği ve toprak kirliliğidir...Hava kirliliği çorabın kirliliğine benzemez...Yıkayamayız...durulayamayız...Toprak ta öyle...Su da öyle...Hava kirliliği insanlar tarafından atmosfere karıştırılan yabancı maddelerle hava birleşiminin bozulmasıdır...ayrıca bozulan ev aletlerini tamir etmek çok basittir...Radyonuz mu buzuldu?..Açın el kitabi sayfa kırkbiri...Açın,açın...Hayır açmayın!..Kapatın bütün pencereleri...Görmüyor musunuz hava ne kadar kirli...Sonra ne olursunuz bilmiyor musunuz?..Vücudün direnci azalır, başağrısı başlar, daha sonra akciğer kanseri olursunuz mazallah!..deri kanseri, göz,diş,mide ,gırtlak kanserlerine ne demeli...Siz kapatın herşeyi..X, Y,Z çarpımını ben yaparım.... 1.Genç Yumurtlamalıyım...yumurtlamalıyım...Her tarafım çöpleniyor...Boğuluyorum havasızlıktan...Tavanos prensibi...Tavanos prensibi, iki cismin yatay olarak birbirlerine bir düzlem ortasında çarpması sonucu çıkan titreşimlerin etrafında bulunan nesnelere oranına eşitliği ve baskısıdır...Termik santraller de ölüm saçıyor...Yaşama veda ediyor ormanlar...kuşlar...böcekler...Yumurtlamalıyım...çok yumurtlamalıyım...Ha gayret ben! 2.Genç Durmak bitmektir...Güzel bir gelecek için doğal kaynakları dikkatli kullanmalıyız..Durmak bitmektir...Madakaskarya da pirinç yetişir, tahıl yetişir, domates yetişir, salata da yetişir...Bize ne demeyin...Bunları bilmezsek nasıl bakarız ailemizin yüzüne...Bunlar çok önemlidir...Ozon tabakası da çok önemlidir...Neden?..Neden?...Neden?..Ozon tabakası yırtıldığı takdirde yüksek dozda zararlı ışınlar tenimize temas eder...Sonra ne olur?..Gözler bozulur...Genetik değişimler olur...Tarım ürünleri azalır...Olumsuz şeyler olur..Hatta Madagaskarya da tiftik keçileri de vardır...durmak bitmektir...Pet şişe sorunu bitmemiştir...Plastik herşeye hayır!..Suyun kaldırma kuvveti vardır ama çevrenin bu kirliliği kaldıracak kuvveti kalmamıştır...tır...tır...tır... (İki aile coşkuyla birbirine sarılır) 1.Anne-1.Baba-1.Öğretmen Yumurtlamalısın! 2.Anne-2.Baba-2Öğretmen Çok yumurtlamalısın! 1.Anne-1.Baba-1.Öğretmen Daha çok yumurtlamalısın! 2.Anne-2.Baba-2.Öğretmen Çok, daha çok yumurtlamalısın! Hepsi Çok...çok...çok daha yumurtlamalısın! 2.Şarkı Yumurtlamalı Yumurtlamalı Yumurtlamalı Bizim için Kendisi için Eğitilmeli Öğretilmeli Bizim için Kendisi için Dağın tepesi Tarihin babası Sanat yapısı Hocanın sopası Yumurtlamalı Yumurtlamalı Bizim için Kendisi için Daha çok Daha çok Daha çok Yumurtlamalı Yumurtlamalı Durmadan Didinmeden Yumurtlamalı Yumurtlamalı 1.Anne Yorulmak yok kızım! 2.Anne Bıkmak yok oğlum! 1.Baba Sıkılmak yok kızım! 2.Baba Durmak yok oğlum! Hepsi Ha gayret! (Hepsi eğilip umutla gençlere bakarlar. Ses gelmez) 1.Öğretmen Hani X'in küpünün yanındaki sayı vardı ya? 2.Öğretmen Logoritmaları hatırla 1.Baba Haçlı seferleri'nin başlıca sebeplerini söyle bari... 2.Baba Endoplazmik redikulumun şeklini tarif et be! 1.Baba Doğu Karadeniz'de ne yetişirdi? Hepsi Ne, nasıl, niyeydi?..Kim, kime, niçindi?.. 1.Öğretmen Niye böyle yapıyorsunuz çocuklar?..Biz de zamanında çok yumurtladık ama... 2.Öğretmen biz hiç sizin gibi yapmadık... 1.Baba Tabi ya...Babamız, annemiz mutlu olsun diye habire yumurtlardık... 2.Baba Dün gibi hatırlıyorum...Hiç boş kalmazdı sepetlerimiz... 2.Anne Onca yokluğa rağmen... 1.Anne Çantamız bile yoktu... Hepsi Bir yemcimiz bile yoktu! 2.Anne (1.Anne'ye) Bak Sebahat hanım'ın kızına...Kız okulunu hep aferinle geçiyor...Hem de bir yumurtluyor...imreniyorum vallahi... 1.Anne Ya kardeş!..Hem de ufacık evde sekiz çocuk...Maşallahları var...Bizimkilere rahat batıyor rahat... 2.Baba Yumurtlamazsa vereceğim bir tornacının yanına vallahi... 1.Baba Ben de evden dışarı bırakmam şerefsizim.. 1.Öğretmen (Hüzünlü) Hayat bir dikenli yoldur çocuklar...bu yolda yürümek için herşeyi öğrenmeliler... 2.Öğretmen Harfi harfine bilmeliler... 1.Anne- 1.Baba Bizimkisi gezmek istiyor... 2.Anne- 2.Baba Bizimkisi düşünmek istiyor... 1.Anne- 1.Baba Bizi hiç önemsemiyor... 2.Anne- 2.Baba Serseri olmak istiyor 1.Anne- 1.Baba bu bizden ne istiyor? 2.Anne, 2.Baba Bu bizden ne istiyor? 1.Genç- 2.Genç Nefes!..Nefes!Nefes! Hepsi Yumurtlamalısın! Yumurtlamalısın! Yumurtlamalısın! 4.tablo Yönetmene not : Sahnenin arka kısmında koro bulunur. Bu koro 5.6. ve 7. Tablolar içinde da yer alır. Tablolar arası geçişler Koro'nun söylediği şarkıyla gerçekleşir. ( Koro, 1.Sunucu, 2.Sunucu, Vicdan, Katil, 3.Sunucu) -Haber Merkezi. Bir masa iki sandalye ve türkiye haritası- Koro Menekşe için sümbül için Kuşlar için balıklar için Bir yaşanası dünya için Kızlar Oku bakayım Koro Çevre Erkekler Oku bakayım Koro Çevre 1.Sunucu iyi akşamlar 2.Sunucu iyi akşamlar 1.Sunucu bugün 3Mart 2159 2.Sunucu Halkın burnu televizyonu haber programı 1.Sunucu Sayın seyirciler, şimdi sizlere günün en fiilaaşşş haberini sunuyoruz. Evet, işte haberimiz...(kağıdı bulamaz) Hani nerede haberimiz?..Ha, işte...Haberimiz bu kağıtta...Sayın hatta çok sayın seyirciler, bugün sabah saatlerinde Karaköy açıklarında balık görüldü! Evet, evet yanlış duymadınız bir adet balık resmen görüldü! Halkın burnu televizyonu muhabiri Vicdan sizler için bu ayazda Karaköy'de. Yönetmenime bakıyorum bağlantı hazır mı diye...Bağlantı hazır mı?..Ne bağlantısı mı?..Yok iş bağlantısı değil..O iş yattı, başvurum kabul edilmedi...Anlayacağın bu kanalda sürünmeye devam...Öhhö..Şey...Yönetmenim..Ben teleğon bağlantısını kastetmiştim...Ha. hazır mı?..Güzel...Vicdan!..Vicdan beni duyabiliyor musun?.. Vicdan (birisiyle tartışmaktadır) Ya kardeşim anlasana be!..Kanalda çalışıyorum dedimse kanalizasyon tamir ediyorum demedim...Bu kanal başka...Yahu ne yapayım tuvaletin tıkalıysa...Allah.allah!.. 1.Sunucu Vicdan...Bırak tartışmayı vicdan...Canlı yayındayız...Seni dinliyoruz...(Kızar) Viccdaannn!..Ayol cevap ver be... Vicdan Ha?..Efendim?..Canlı yayında mıyız?..İyi akşamlar Sonnur... 1.Sunucu Ah, nihayet! İyi akşamlar vicdan...Anlat bakalım, bu sabah orada neler oldu?.. Vicdan Sayın seyirciler bildiğiniz gibi denizlerimizde balık bulunmadığından son elliyıldır halkımız oltalarını kışlık giyecek, sebze ve meyve için kullanıyor...Bugün sabahın erken bir vaktinde çocuğuna bir çift ayakkabı yakalamak umuduyla karaköy iskelesine gelen masum vatandaş Necip oltasını denize salladıktan sonra iki teneke yağ, beş otobüs bileti,bir düzine çöp poşeti ve yaklaşık ikiyüzelli gram kemer patlıcan avladı. Çocuğunun ayakkabaları için son bir kez şansını deneyen masum vatandaş Necip bir anda oltanın ucunda bir balıkla karşılaştı ve uzun bir şoka girdi... Bu arada yapılan tahliller sonucu balığın bir zamanlar karadenizin simgesi olan hamsi olduğu ve onunda şoka girdiği anlaşılmıştır...Bu elim olay 888 ilimizde, dış temsilciliklerimizde ve Yavru vatan kıbrıs'ta büyük üzüntüyle karşılanmıştır...Vatandaş Necip "Ne kara talihim varmış...Bula bula balık beni mi buldu?" dedi...Halkın burnu televizyonu..Vicdan... 2.Sunucu Sağol Vicdan...Ve ikinci bombamız...Halkın burnu televizyonu sizler için araştırıp buldu...Herkesin adını andığı ama kimsenin şimdiye kadar bulamadağı meşhur Doğa'nın katilini halkın burnu televizyonu buldu...Doğanın mahvolmasına, bitip tükenmesine sebep olan katil işte bu adam! Katil Evet...Doğan'ın katili benim...Pişman değilim...Delikanlılığın kitabına uydum ve raconu uyguladım...Doğan'ın katili benim...Meyhaneci darendeli Doğan'ı ben öldürdüm...Yaşasın Doğan'ın düşmanları... 1.Sunucu Öhhö..Şey...Katil işte!..Ne dediğini bilmiyor...Şimdi elimize ulaşan bir haberi okuyorum...Yıllardır milletimizle içiçe yaşayan radyasyon illeti yiyeceklerimizden sonra giysilerimize de bulaştı...Yaz sezonunda bu yıl radyasyonlu şortlar ve tişörtler moda...Üç-dört kollu ve paçalı olan bu giysiler özellikle radyasyon yüzünden sakat doğan çocuklar tarafından sevinçle karşılandı... 2.Sunucu Şimdi Spor...İstanbul'da oynanması gereken Fenerbahçe-Beşiktaş maçı 27.Hafta da aşırı sis yüzünden oynanamadı...Topun bulunamadığı, sahanın da saha değil de ayşe Teyze'nin bahçesi olduğu anlaşılınca maç iptal edildi...Sis sorunu böyle devam ederse bundan böyle futbul maçları yerine tavla maçlarının yapılması bekleniyor... 3.Sunucu Hava durumuna gelince...Hava diye birşey kalmadı ki durumu da olsun...Herneyse...Şöylecene bir haritaya bakarsak, yurdun bütün bölgelerinin aşırı sisli ve yer yer asit yağmurlu olduğunu görürüz...Özellikle karadeniz kıyılarımız aşırı radyasyon rüzgarlarının etkisiyle savrulurken, marmara kıyılarımız da çöp fırtınalarına gebe durumdadır...Güneydoğu, doğu ve İç Anadolu bölgelerimizde ormansızlıktan doğan erozyonlar düğün halaylarıyla beklenirken, güney ve batı kıyılarımız da can çekişiyor..Kısacası yurdumuz naneyi yemiş diyebiliriz sayın seyircilerimiz... 2.Sunucu İyi akşamlar. 1.Sunucu İyi akşamlar. Hepsi Kovalasın tavşanlar! 5.tablo (Fabrikatör, Gazeteci) -Ortada masa üzerinde telefon vs. bulunur.Fabrikatör telefonla görüşmektedir.- Koro Menekşe için sümbül için Kuşlar için balıklar için Daha bilinçli insan için Erkekler Oku bakayım Koro Çevre Erkekler Oku bakayım Koro Çevre Fabrikatör Ha...tamam gulüm tamam..Evin gapılarını cevizden yapdır.O tudacakları var ya..Dut değel lan tud..hani gapıları açıp gapatıyon ya..Ha işte onlar..Onlar da altın gaplama olsun.Masraftan çeginme sagın..Nee..Güvet de mi yaptırıyon?Bülbülüm,sarı ganaryam..Göyde güvette mi yıkıyodu anan seni..alırız güzel bi legen ,çıpı çıpı yaparız..Oha..oha..n'oluyı gız..Ağlama patlıyasıca ağlama..Damam güvet mi neyin yapdır.Damam barıştıh mı?Eyi,eyi..Haa bide o salondaki kidaplığın neyin var ya ..Bizim gapıcıya söyle,gidip onun için iki metre gitap alsın..He ya..Endellük mü neyin ondan gözükek..Zati ben de bi gitap yazacağım he gülüm he..görüşürüz..he..okey..çüz..(tekrar telefon açar) Aluuu...Çabuk bana yeni işe aldığımız çevre mühenidisi gönder gızım... (telefonu kapatır,gazeteci girer) Demek o sensin?..Gel bakayım şöyle... Gazeteci Şey..Ben.. Fabrikatör (Kızgın)Hayır efendim öyle ben men yoh.Zorlamayın gardeşim,yapdırmayecem işte.(Gazeteci şaşkın.Lafa girmeye çalışır)Dur baham dur.Gardeşim para da benim fabriha da benim..Ne yani bi benim fabriha mı çevreyi girletiyoo..sabah şefiniz delefon açmış..Efendim fabrigamız cevreye çoh zararlıymış.Ölçtüh tarttıh..Ee diyo..e'si arıtma tesisi yapdırmalıymışız diyo..E,be adam ben sana,masraf ettir,ocağıma incin ağacı dik diye mi para veriyom..Değel..Ben neye sizleri dopladım..(Eğilir) Edraftan "vay be adama bah cevreyi ne gadar da önemsiyo" desinler diye aldım. Gazeteci (Araya girmeye çalışır) Ama beyefendi.. Fabrikatör Öyle beyfendi meyfendi yoh..Söyle şefine,ya dediğim gibi çalışırsınız ya da yolcudur Abbas bağlasan durmaz. Gazeteci Yanlış anladınız beni .. Fabrikatör Siz yınlış anladığız gulüm..(Toparlar) Öhö..Hanfendi.Bu fabriha benim.Ben vergimi ödemiyom mu?Gurs neyin vermiyom mu?Benim fabriham fosur fosur duman da çıharır,ardık suları dereye de ahıtır.(Oynar) Onu da yapar..Bunu da yapar..Ohh..şıkıdım..şıkıdımım. Gazeteci (Gülerek) Beyefendi ne yazık ki bir yanlışlık oldu.Ben gazeteciyim. Fabrikatör Veyy..Ne dedin? Gazeteci Gazeteciyim beyefendi.Çevre kirlenmesine karşı başlattığınız kampanya ile ilgili konuşmak istiyorum. Fabrikatör Aman efendim,hoşgeldiniz.Safalar getirdiniz.Ne demeg gampanyanız,gampanya hepimizin.Ne yapıyorsak sağlıhlı bi doplum için yapıyoz.Biz bugün varız yarın yoğuz.Ama temiz bir çevre ilelebet olmalı.. 6.tablo (Koro,Doktor,Adam) -Mekan muayenehanedir.Ortada masa.masanın arkasında iskelet resmi vardır.- Koro Menekşe için,sümbül için Kuşlar için,balıklar için Daha yaşanası dünya için Kızlar Oku bakayım Koro Çevre Kızlar Oku bakayım Koro Çevre (doktor muayeneyi bitirdikten sonra,masasına gidip oturur.Suratlar asıktır.Fondan saat sesi gelir. ) Adam Doktor bey..niye susuyorsunuz? Doktor (Sinirli) Ne bileyim kardeşim,Yönetmen "bir süre sus"dedi.Biz de susuyoruz. Adam (Doktorun karşısına geçer) Yoksa?..Yoksa?.. Doktor Şey.. Adam Durum çok mu vahim doktor bey? (doktor ağlar,yüzünü gizlemeye çalışır.)Biliyordum..Son günlerde içime birşeyler doğuyordu.Acılar her geçen gün çoğalıyordu.. Doktor Demek öğrenmek istiyorsun.(cebinden toto kağıdı çıkarır.)İşte gerçek..İşte yattı toto,onbirde kaldık. Adam (üzgün,totoyu alır) Hadi be..Onbir ha.. Doktor Yaa!..Ben sana dedim Beşiktaş bu maçı alamaz diye...Ama beni dinlemedin. Adam Ama bankoydu. Doktor Piyango biletine ne demeli? Adam Yoksa onda da sadece amorti mi var? Doktor Ne amortisi?..Hiçbirşey yok. Adam Yapma be! Doktor Boşver...Bu arada ciğerlerinin durumu iyi değil... Adam Ya 900 1900 9999 un hediyesi? Doktor Sana temiz bir köy havası şart Metin...Yoksa... Adam Yoksa tatil hediyesi mi kazandık? Doktor Ben ne diyorum, sen diyorsun Metin...Ciğerlerin diyorum...Naneyi yemiş diyorum...Durmadan sigara içiyorsun...Eh, bir de İstanbul havasını buna eklersek, iki yıla kalmaz meftasın. Adam Doktor bey...siz...siz öleceğimi ima ediyorsunuz. Doktor Yani, hemen hemen öyle birşey! Adam Ne demek öyle birşey?(Ağlamaya başlar) Olamaz! Ben yaşamak istiyorum! Doktor Üzülme Metin! Metin ol hatta! İstanbul'u terkedip bir köye yerleşirsen daha çok yaşarsın. Adam (umutlu) Ne kadar daha doktor bey? Doktor Şöyle bir iki gün daha. (Adam tekrar ağlamaya başlar, doktor sinirli) Eee, ne bekliyordunuz Metin bey?..Bari dünyaya kazık kakın olsun bitsin...Nerede artık öyle suyu, havası, yiyecekleri temiz yerler? Bulursan haber ver de beraber gidelim...Radyasyonlu, suni, asit yağmurlu yiyecekleri zıkkımlan, sonra da ölecem diye ağla. Sus bakayım! (Çocuk azarlar gibi) Sus dedim! Yoksa döverim haaa! Terbiyesiz seni!.. Söyle, hangi elinle yedin o radyasyonlu şeyleri? (Adam elini uzatır, doktor eline vurur) Demek bu elinle? Al bakayım! Hangi ağzınla içtin sigarayı? (Adam ağzını gösterir; doktor ağzına da vurur) Bir tane de oraya vurayım da aklın başına gelsin. Yaramaz seni! (Adam daha çok ağlar) Ağlama tamam! Tamam metin sus! Hepsi şakaydı! Adam Ben ona ağlamıyorum. Doktor Neye ağlıyorsun? Adam Ulan Beşiktaş, nasıl yatırırsın maçı be! Doktor Vicdansız bunlar be!.. Bak Metinciğim durumun o kadar da vahim değil. Benim dayımın oğlu da ciğerlerinden rahatsızdı ama... Adam Eee, yaşıyor mu? Doktor Yooo, öldü! (İskelet resmini gösterir) Bak onun resmi. Çok yakışıklıydı rahmetli. Adam Şimdi ben..Artık loto-toto oynayamayacak mıyım?..Ben artık 900 900 tuşlarına basamayacak mıyım? Doktor Üzülme be, daha koskoca iki yıl var yolculuğa. Çocuklarınla, eşinle doyasıya gez, eğlen. Adam Ben...ben artık kazıyıp kazıklanmayacak mıyım?..Artık sigaramın dumanından halkalar yapamayacak mıyım? Doktor Bak şu güzellikleri günden güne mahvediyoruz. Günden güne doğanın içine... Adam İçimde ukte kaldı doktor bey. Doktor Güzel bir çevre değil mi? Adam Hayır doktorcuğum. Sabahiyet gazetesinin verdiği Mazda araba. Hem de üçbinbeşyüzsekseniki kupona! 7.tablo ( Koro, Hemşire, Adam) -Bir doğumhanenin bekleme salonu- Koro Menekşe için sümbül için Kuşlar için balıklar için Daha bilinçli insan için Erkekler Oku bakayım Koro Çevre Erkekler Oku bakayım Koro Çevre (Adam sahnenin ortasında heyacanlı bir bir sola yürümektedir. Bir süre sonra doğumhaneden bebek ağlaması duyulur) Hemşire (Kulisten kafasını uzatır) Baba beyfendi müjde oldunuz! Baba Ha? Hemşire Amann..Ters oldu herhalde...Bir daha deneyeyim...Müjde baba beyfendi oldunuz! Baba Buyur? Hemşire Hay allah!..Nasıldı yaa?.. Baba Müjde beyfendi baba oldunuz... Hemşire Ay...vallahi doğru..Evet beyfendi baba oldunuz... Baba (sevinçli) Yani hemşire hanım?.. Hemşire Siz biraz şeysiniz herhalde...Müjde beyfendi baba oldunuz'un yanisi ne olabilir? Baba Yani ben...ben baba oldum... Hemşire Ohh..Şükür yarabbime... Adam Ne olur hemşire hanım çocuğumu görebilir miyim?.. Hemşire Bekleyin, getiriyorum...(çıkar) Adam Yaşasın baba oldum! Hemşire (beze sarılmış pet şişeyle gelir) İştee...Yavrunuz... Adam (Alırken pet şişe olduğunu farkeder) Ama hemşire hanım...bu... Hemşire Evet beyfendi...Bu sizin çocuğunuz... Adam (Gülerek etrafa bakar) Ha, anladım...Bu bir kamera şakası...Vay be!..Nasıl da korkuttunz beni...az kalsın yiyiyordum...Hani nerede kameranız?.. Hemşire Yanılıyorsunuz beyfendi...Kamera falan yok...Sizin doğumlardaki değişmelerden haberiniz yok galiba...Dünyanın düzeni o kadar değişti ki nerede o eski klasik bebekler...Şimdi hep bu tür bebekler oluyor...(fısıldayarak) İnanmazsınız, geçenlerde bir kova geldi dünyaya... Adam Nee? Kova mı?.. Hemşire Yaa...Hem de nurtopu gibi...Ya bundan önceki doğumda ne oldu, bilin? Adam (Çökmüş) Leğen miydi? Hemşire Hayır...İkiz telli araba...Ama, allah kimsenin başına vermesin, birinin tekerlekleri yoktu... Adam Vahvahvah!.. Hemşire Neyse canım...Bakın sizin bebek sapasağlam maşallah...Hadi alın...Anlıyorum, incitmekten korkuyorsunuz, ama çekinmeyin...Alın, sarılın,şefkat gösterin yavrunuza... Adam (İstemeyerek alır) Niye ağlamıyor bu? Hemşire Uyuyor babası. Adam (istemeyerek) Hanimiş benim pet şişem...Hanimiş bunun markası... Hemşire Aaa, oldu mu şimdi beyfendi? Adam Pardon? Hemşire İnsan çocuğuna önce bir isim koymaz mı? Adam (Utanmış) Hay ***** kafam...Heyecan işte...Hiç pet şeyim..Pardon hemşire hanım cinsiyeti neydi benim şişemin...amannn yavrumun... Hemşire Erkek,ayol! Adam (gururlu) Erkek ha!.Aslanım benim...Koçum benim...Kapağına kurban olsun baban... Hemşire İsim? Adam Doğru ye, isim...İsim?...Annesine sorsak?.. Hemşire Annesi dinleniyor, rahatsız etmeyelim... Adam Bilmem ki..Pet Şişe iyi gibi... Hemşire Siz de bir alemsiniz beyfendi...Bakın benim aklıma güzel bir isim geldi.. Adam Aman ne güzel...neymiş? Hemşire Petimhan Adam Pardon?..neyim ney?.. Hemşire Pe-tim-han Adam Haa!..Aman aman aman...Bak hemşire teyzen sana ne güzel isim buldu...Patımhan... Hemşire Amann ..Patım değil efendim petim!..Ben gitmeliyim...daha sırada bir sürü doğum var..Hadi allah analı babalı büyütsün... Adam Sağolun...Sağolun da...Bu Petimhan ne yer ne içer?..Neyse canım...Erkek adamın erkek çocuğu olur! Koro Biz milletçe böyleyiz Hem çalarız hem söyleriz Kim oluyormuş Bakteri Virüs Mikrop Aids Erkek milletiz Korkmayız Erkek milletiz Korkmayız İcabında... 3.Şarkı Hem gülüyoruz hem düşünüyoruz Sizi bir daha uyarıyoruz Gidiyor dünya göz göre Çevremiz çorak kör bakıyoruz Sizi bilmeyiz amma Yaramız var gocunuyoruz Bir dünya daha yok taşınalım Iki düşünüp bir kaşınalım Gidiyor dünya göz göre göre Şehirler de bitti nerede yaşayalım Sizi bilmeyiz amma Yaramız var gocunuyoruz. birinci perdenin sonu İkinci perde 1.tablo ( 1.Hükümdar, 2.Hükümdar, Halklar "on veya daha fazla oyuncu") - Bu bölüm sözsüz, müzik ve kareografi ağırlıklı olacaktır. Sahnede geri planda iki yükselti ve bu yükseltilerde uyuyan iki hükümdar vardır. Hükümdarlar sandalye üzerinde ve arkaları dönük durumda uyumaktadırlar. Sahnede beşer kişiden (daha fazla da olabilir!) iki grup bulunur ve bu kişiler çeşitli işlerle uğraşmaktadırlar (Örn.: Tarla sürmek, fabrikada çalışmak, telefonla konuşmak, evişi yapmak vs.). Müzik eşliğinde bir süre işlerine devam ederler. Objeler hayalidir! İki hükümdar aynı anda uyanırlar. Ayağa kalkıp insanları ve çevreyi seyrederler. Yüzlerinde gururlu, mutlu bir tavır vardır. Daha sonra birbirlerini farkederler. Halklar çalışırken onlar selamlaşıp sohbete başlarlar (Örn.: Kendilerine ait olan toprakları göstermek, çalışan insanlar üzerine konuşmak, güç gösterisi gibi...). Sağdaki hükümdarın yaptığı bir hareket veya söylediği bir söz diğer hükümdarı kızdırır. Birbirleriyle bir süre tartışan hükümdarlar sonra halklarını toplayıp karşı tarafa saldırmaları için yönlendirir ve kışkırtırlar. Halklar ilk başta tepkisizdirler ama daha sonra karşı karşıya dizilirler. Kareografik hareketler eşliğinde savaşı temsil ederler. Liderler heyecan ve mutlulukla olayı seyrederler. Daha sonra yanlarında duran "hayali" bombaları alıp savaş maydanına atarlar. Hükümdarlar hariç herkes ölür. Bir süre meydanda yatan ölüleri gururla seyreden hükümdarlar tekrar dönüp ağır hareketlerle uykuya dalarlar. 4.Şarkı Masallar Olmaz olmaz diyorduk En sonunda bu da oldu Ne gece belli ne gündüz Geleceğimiz soldu Hantallaşmış şehrimiz Bu kornalar bu dumanlar Gürültüler gürültüler Bu çöpler Pet şişeler Patırtılar patırtılar Pasaklanmış şehrimiz Bu kalabalık Bu kirlilik Bağırtılar bağırtılar Hormonlu besinler Radyasyonlu yiyecekler Masallar masallar Pes etmiş şehrimiz Olmaz olmaz diyorduk En sonunda bu da oldu Ne gece belli ne gündüz Geleceğimiz soldu. 2.tablo ( 1.Kafa, 2.Kafa, 3.Kafa) -Tahtalara gerilmiş siyah bir bezin yırtıklarından çıkan üç kafa ve bu kafaların önünde yanan üç mum bulunur. Kafalar oyun boyunca üç ayrı karekteri taşır. 1. Kafa : Neşeli 2. Kafa : Sinirli 3. Kafa : Şaşkın Sahne hafif karartılmalı ve oyuncuların gövdelerinin gözükmemesine dikkat edilmelidir. Üçü birden Salkım saçaktı bulutlar Gözümüze dünya kaçtı Boşalınca meydanlara öfke Mutluluk kursağımızda kaldı. 1.Kafa ayılana gazoz bayılana limon ayılana gazoz gazoz bayılan limon 2.Kafa (arabesk şarkı) ben bitmişim sen gülüyorsun beni bırakmış gidiyorsun inşallah bir araba ezer seni paralarımı yedin gidiyorsun 3.Kafa (arabesk şiir) ben sevdim mi adam gibi severim adam gibi ulan adam bir yamuğunu görürsem eğer kırarım kemiklerini içim kan ağlar saçlarını dolarım elime laf söyletmem kelime adiyim gönderirim ölüme ben sevdim mi adam gibi severim kanma adilerin sözüne kuşlar böcekler çiçekler oynaşır sen biriyle oynaşta sokayım sevgimi gözüne Beraber ayılana gazoz bayılana limon (gülerler) 2.Kafa şişşt arkadaşlar lütfen susun... Diğerleri niyeymiş? 2.Kafa (Bahane arar) Şey...ozon tabakası delindi..kim dikecek bu deliği? Diğerleri Ayılana gazoz Bayılana limon 2.Kafa Ekili alanlar azalıyor ne haber? Diğerleri Ayılana hava Bayılana su 1.kafa Bulursanız tabi (gülerler) 2.Kafa kimse kitap okumuyor...Gazeteler satmıyor...Tiyatrolar kapanıyor..İnsanlar sevmeyi unutuyooo... Diğerleri ayılana bilgi bayılana sevgi 1.Kafa bulursanız tabi... (gülerler) 3.Kafa (seyyar satıcı gibi) Eskiler alıyooo...yeniler veriyoo..eskici geldi haannımmm.. 1.Kafa (Ev kadını gibi) Huuu eskici...Şu benim sevgiye ne verirsin..Bakma öyle eski durduğuna vallahi sıfır...hiç kullanmaya vaktim olmadı... 2.Kafa Siz kaça sattınız sevginizi? Beraber Ayılana söz Bayılana göz 1.kafa Niye? 2.kafa Konuşsunlar diye... 3.Kafa Görsünler diye... 1.kafa Neyi? 3.kafa Birbirinden garip şarkıları... 2.Kafa Birbirinden acayip espirileri... 3.kafa Birbirinden tuhaf ilişkileri... Beraber Çöp sepetine atsınlar diye... (Gülerler) 2.Kafa niye gülüyoruz? 1.kafa Ağlayalım mı? 2.Kafa Hayır,hayır...Niye gü-lü-yo-ruz? 3.Kafa Haydaaa... 1.Kafa (Seyirciyi gösterir) Bak onlar da gülüyor... 3.Kafa Ağlasınlar mı? 2.Kafa Hayır...Gülsünler...Kırış kırış olmuş dünyada gülsünler yarınlarına...balıkları kitaplara... 1.kafa Ormanları saksılara... 2.Kafa Sevgileri kafeslere doldurup... 3.Kafa Tıka basa gülsünler... 1.kafa Ama onlar öğrenci... 2.kafa Ama onlar veli... 3.Kafa Ama... Beraber Ayılana iğne Bayılana çuvaldız... 3.Kafa Dün bize kağıt geldi... Diğerleri Ne kağıdı? 3.Kafa Kesekağıdı... (gülerler) 3.Kafa Sabah hoca telefon etti... Diğerleri Hangi hoca? 3.Kafa Nasrettin hoca... (gülerler) 3.Kafa Şişe de bakayım Diğerleri Şişe... 3.Kafa Git duvara... Beraber Ayılana ahlak Bayılana namus... 2.Kafa Dünyanın dört bir tarafında açlık... 1.Kafa Savaşlar durmak bilmiyor 3.Kafa Ne yapıyor şimdi depremde annesini kaybeden çocuk? Beraber İşsizlik Yarınsızlık Okulsuzluk 1.Kafa Amaaann...boşverin be... Beraber Ayılana hapis Bayılana dokunma... 2.Kafa Aman bu konulara dokunma 3.Kafa Dinle kirlenmiş şarkıları 1.Kafa Gül kirlenmiş espirilere 3.Kafa (Şarkı)Kapat gözzleriniii kimse görmesin... 2.Kafa sen sen misin? 1.Kafa Ben benim... 2.Kafa Sen sen misin? 3.Kafa Ben benim... 2.Kafa Biz biz miyiz? 1.Kafa Biz? 3.Kafa Biz kim? 2.Kafa Ben var şimdi heryerde... Biz olmaya vakit yok... Vakit yok başkalarını düşünmeye... Ben! Ben! Ben! Diğerleri Ayılana bönlük Bayılana benlik... 2.Kafa Önceleri böyle miydi? Diğerleri Değildi 2.Kafa Nasıldı? 1.Kafa Biz kırk kişiydik... 2.Kafa Eee? 3.Kafa Birbirimizi severdik... 1.Kafa Biz kırk kişiydik... Diğerleri Eee? 1.Kafa Düşünürdük... 2.Kafa Siz kaç kişisiniz? 3.Kafa Düşünür müsünüz? Beraber Birbirinizi sever misiniz? 3.tablo (Çocuk, İşadamı, Köylü,Kadın, Piyangocu, Öğrenci, Yankesici, Ses, Yetkili) - Sığınak.İnsanlar huzursuzdur.- Çocuk Uyusunda büyüsün ninni Tıpış tıpış büyüsün ninni (Birden susar ve elindeki bebeğe bakar/ kısa sessizlik) İşadamı (Panik içindedir.Kontrolsüz hareketler yapar. Bir yandan yüzünü siler bir yandan saatine bakar. Saati durmuştur.) Saati olan? Köylü Çeyrek var beyim. İşadamı ( Yankesici'ye) Beyefendi...Radyoyu açabilir misiniz?..Belki bir gelişme vardır... (yankesici oturduğu yerden kalkar, radyo ile uğraşırken kanal sesleri gelir) Kadın ( Örgü örerken) Ayol ne gelişmesi?..Ölümü bekliyoruz burada...Bunun gelişmesi mi olurmuş? İşadamı Kusura bakmayın ama...Ama bu ne rahatlık hem de ölümden bahsederken... Kadın Niye kusura bakayım beyefendi de böyle telaşlanarak kurtulmayı mı düşünüyorsunuz? İşadamı Hayır ama... Piyangocu (belli belirsiz bir şok yaşamaktadır. Elindeki biletleri karıştırır) Size de çıkabilir...Şans kapısını aralayın...Piyango... Öğrenci (Dalgın) Eh, beklenmedik ölüm hele beklenmedik ve zamansız ölüm korkutur insanı... kadın Değil mi ya!..E kızım kendimiz hazırlamadık mı bu sonu?..Hem de güle oynaya... (Yankesici haber programını bulur. Hepsi dikkatlice dinler) Ses Dikkat...Dikkat...Yaklaşık bir ay önce başlayan silisyum nükleer patlamalardan oluşan nükleer gazlar tüm dünyaya tabaka tabaka yayılmaya başladı...Önümüzdeki saatlerde yayılan bu nükleer gazların havanın doyması sonucu ölümlere yol açacağı bildirildi...Nükleer araştırma üssünden yapılan açıklamada bilim adamlarının seferber edildiği fakat şu ana kadar olumlu bir sonuç alınamadığı da kaydeldi...Öte yandan bilimadamlarının yaptığı basın açıklamasında, silisyum nükleer patlamaların doğanın barbarca kullanılmasından, bir anlamda teknolojiye kurban edilmesinden kaynaklandığı ve dengesi tamamen altüst olan doğanın ise son çırpınışı olduğu belirtildi...Şu anda elimize geçen bilgileri illettik...Sayın dinleyiciler, tüm insanlık artık bir kurtuluş yolu , bir mucize beklemekten başka birşey yapamıyor...Yetkililer herkesin sakin olması gerektiğini vurguluyor... (Yankesici radyoyu kapattıktan sonra yerine oturur) İşadamı (Çevresindeki sakinlik o nu daha da korkutur. Zorlama gülerek) Hahaha...Sakinlik mi?...Ne sakinliği be?..Duydunuz mu sakinlik diyor?...Onca çalış çabala... Öğrenci Eeee? İşadamı (Kendini dinleyecek birini bulduğu için sesi değişir,daha sakin) Ve bir anda herşey yok olup gitsin Öğrenci (İmalı) Eviniz? İşadamı Evim. Öğrenci Arabanız? İşadamı Arabam. Öğrenci Paralar? İşadamı Yaa,Paralar. Yankesici Ya çocuklar? İşadamı Ne? Yankesici Çocuklar dedim. İşadamı Şey... Öğrenci Beyefendi anlamadınız galiba...Hepimiz ölüyoruz...Tüm dünya ölecek... İşadamı (şaşkın) ben onu demek istememiştim... Kadın (kendi kendine) Sizin hiç kediniz öldü mü? İşadamı Ne alaka? Kadın Bana yıllarca dostluk yapan kedim öldü bir yıl önce...Hem de zehirlediler onu... İşadamı Özür dilerim ama ne alakası var şimdi bunun? Kadın Bu dünya babamızın malı değil...Bizim hiç değil...Bu sonu hepimiz bekliyorduk...Ve unutmayın her ölüm vakitsizdir... Köylü (kafası karışmış) He ya...Bizim köyde de salgın yüzünden ikiyüz koyun telef oldu. Öğrenci (İmalı) Şimdi kaç koyun telef olacak? Yankesici (İşadamı ile dalga geçer) Pardon beyefendi,,,Gazetede borsada düşme olduğundan bahsediliyor...Hani haberiniz olsun da... İşadamı Teşekkür ederim...çok naziksiniz... Piyangocu Milyarlar dağıtıyor...Umut dağıtıyor...Piyango... Yankesici Ha, bir de dövizlerin durumu da içler acısı...Hepsi dibe vurmuş... İşadamı (kızgın) Nedir benimle alıp veremediğiniz anlamadım?.. Yankesici Hiçç! (tekrar radyo ile uğraşır) Kadın Aman...Otur lütfen...Bir rahat örgü öremeyecek miyiz burada?.. İşadamı Aaa, ne örgüsü hanımefendi? Kimin için ördüğünüzü sorabilir miyim? Kadın Öylesine... İşadamı Nasıl öylesine? Kadın Ölümü öyle boş boş otururak beklemeyi sevmem. Köylü He ya bacım ör sen...belki de... Öğrenci Belki de ölmeyiz! Köylü Tabi ya...niye olmasın..Bilimadamları akıllı adamlardır...Buna da bir çözüm... Öğrenci Sakın ha!..Söyleme! Ses Evet sayın dinleyiciler, sizlere biraz önce elimize ulaşan son gelişmeleri iletmek istiyoruz...Bir yetkili dünyanın yokoluşu ile ilgili şu açıklamayı yaptı... Yetkili Gerçek anlamda fazla bir tehlike yoktur...Hükümetimiz elinden geleni yapıyor..Olay bazı çevrelerin abarttığı gibi büyük boyutlara ulaşmamıştır...Gereken tüm önlemleri aldık...Gerçi dünyanın bazı bölgelerinde nükleer patlamalar meydana gelmiştir fakat ülkemiz için şu anda bir tehlike söz konusu değildir...Halkımızın desteği ile hükümetimiz bunun da üstesinden gelecektir... (Spotlar söner...Spotlar tekrar yandığında aradan saatler geçmiştir...Herkes daha yorgun gözükmektedir. Öğrenci bir gazete parçasıyla uyuyan çocuğun üstünü örter. İşadamı çantasında kağıtlarla uğraşırken Yankesici de radoyunun başındadır. Kadın örgüyü bırakmıştır. Yankesici radyo da birşey bulamayınca kapatıp işadamının yanına gider) Yankesici Cüzdanınızı görebilir miyim? İşadamı Ne yapacaksınız? Yankesici Lütfen! İşadamı Peki...(Cüzdanını bulamaz) Cüzdan?..Cüzdanım yok...Cüzdanımı çalmışlar... Yankesici Evet beyefendi...Sabah ben çalmıştım... Kadın Siz mi? İşadamı Siz mi? Yankesici Evet dostlar...Çünkü ben bir hırsızım. İşadamı Hırsız mı? Köylü Hırsız mı? Yankesici Evet...Geçimini kabarık cüzdanlardan sağlayan bir yankesici...Ama sakın ha küçümsemeyin...Bu işin de kendine göre zorlukları var...Övünmek gibi olmasın, ben işimde uzman sayılırım...E kolay değil yıllarımı verdim bu işe...Ama artık bunların hiçbir değeri yok... Piyangocu Hayatınızı değiştirin...artık kurtulmak sizin elinizde..Piyango servet dağıtıyor...Kaçırmayın bu şansı... Yankesici Niye şaşırdınız? İşadamı Peki cüzdanı niye geri verdiniz? Öğrenci Cevabı olduğunu sanmıyorum. Kadın (Meraklı) Vardır canım ber sebebi... Yankesici Sebep?..Sebep?..Artık yolun sonundayız...Bugün olmazsa yarın... Köylü (Kalkar, çocuğun yanına gider) Bu çocuğun ailesi yok mu? Öğrenci Yok!..O daha şansız..Çünkü iki kere ölmeyi bekliyor...Bu şirin çocuk bir de kanser hastası... Köylü Vah...vah... Öğrenci Vah vah ya!..Bir dünya bile bırakamıyoruz çocuklara...Bırakın iyi kötü bir dünyayı, bir dünyaları bile olmayacak... Kadın Nineleri, dedeleri gibi... İşadamı Ortalık çok ısındı..yoksa?.. Kız (kız uyanmıştır, oyuncak bebeğine yemek yedirir) Niye mamanı yemiyorsun?..Bak yemezsen seni adda götürmem... Piyangocu (önce seyirciye sonra oyunculara) Yok mu piyango isteyen?..Yok mu şans kapısını aralamak isteyen?..Piyango...Size de çıkabilir... Köylü (Yankesici'ye) Beyim neydi bu gazın adı? Yankesici Nükleer gaz... Köylü Peki beyim,şey... Yankesici Sor çekinme. Köylü Şey diyecektim...nasıl öldürüyor bu gaz? Kadın (gülerek) Önce kasketli köylüleri öldürüyor. Köylü Ha? Kadın Ayol şaka yapayım dedim..Ne bileyim... Yankesici Bilemeyiz dostum...Bu gazla yeni tanışıyoruz. Öğrenci Tanışma davetiyesini de biz yazdık İşadamı Davet mi? Öğrenci Davet ya...Düşünsenize, doğayı miras gibi har vurup harman savurduk...Ve bugün kapımıza dayanan gaz da ödülümüz...Ama çok acı bir ödül... İşadamı İnanmıyorum bu yüzden olduğuna...Bu..bu tanrının bir gazabı! Piyangocu Milyarlar dağıtıyor..piyango... İşadamı İnanın bana..tanrı bizi geri çağırıyor... Kadın Beyefendi sakin olun lütfen..Böyle abuk sabuk şeyler de söylemeyin... İşadamı Teesüf ederim hanımefendi...Neresi abuk sabukmuş? Yankesici Tanrı bize fabrikalar kurun, pisliklerini denizlere, derelere mi akıtın dedi?..Yoksa ağaçları kesin, biçin, yeşil alanlara koskoca binalar mı dikin dedi? Öğrenci Termik santraller Tanrı'nın işi mi?..Ya savaşlar?..Açlık?.. Çocuk N'olur Tipoş yaramazlık yapma... Piyangocu (Biletleri birer birer atarak) Gidiyor...milyarlar gidiyor...Umut gidiyor... Öğrenci (Piyangocu'ya) en rahatımız da o! İşadamı Her ölüm vakitsizdir derken haklıydınız hanımefendi...Ben..ben ne yalan söyleyeyim, korkuyorum ölümden... Köylü Korkmayan var mı ki ölümden? İşadamı Aslında hepiniz haklısınız...Sen de haklısın...sen de...sen de... (Yankesici ile karşı karşıya gelirler) Yankesici (gülerek) Hayırdır, itiraflar mı başladı? İşadamı Neyin itirafları? Yankesici Mal mülk itirafları...Dünyayı bu kadar sevmenin itirafları...Senin itirafların! Kadın (Araya girer) Lütfen beyler!..Sakin olun...Bakın şu halimize, belki on dakika içinde öleceğiz ama birbirimizi yemekten geri kalmıyoruz. İşadamı (Yankesici'ye) Piyasanın şartlarına uydum zengin oldum...Sen de uydun... Yankesici Evet...Kendi yarattığımız bir kirli hayatın gelişmesinde en büyük pay bizim...Biz de ezdik... İşadamı Ama ezmeliydik. Yankesici Evet, belkide... Öğrenci Hayır!..Ezmemeliydiniz...Kimsenin dünyayı kendi çıkarları uğruna bu hale getirmeye, yarınlarımızı yok etmeye hakkı yoktu... Piyangocu Gidiyor milyarlar...gidiyor yarınlar... Köylü Bacım haklı...Paylaşsaydık herşeyi kardeşce...Korusaydık umudu...insan olabilseydik... Öğrenci İnsanca yaşamanın tadı kaldı damağımızda...Ha geldi ha gelecek ölüm...Güzel bir dünya mı?..Bir dahaki sefere... Piyangocu (Elindeki son biletleri de atar) Gidiyor umutlar gidiyor... 4.tablo (Koro, Dinçer, Pınar, 1.Adam, Yaşlı Kadın, 2.Adam, Çocuklar, Genç) -Park. İki genç bir bankta sohbet etmektedirler. Bu bölümde dökülen çöpler ikinci perdenin sonuna kadar sahnede kalır. Tablo arası geçişler yine birinci perdedeki gibi Koro'nun şarkısıyla gerçekleşir.) Koro Elimize yüzümüze bulaştırdık İnsanca yaşamayı Ya bitirelim bu kirli oyunu Ya da sonuncu çeksin sifonu Dinçer (Pınar'la elele) Şu okul bir bitsin...diyorum ya...işte o zaman... Pınar Tamam Dinçer tamam...O zaman sorunlar da bitecek...ama ikimiz de öğrenciyiz...Ve ikimizin de iş bulması çok zor. Dinçer Yani? Pınar Yanisi...Daha ayaklarımız yere basarak düşünmeliyiz... Dinçer Senin yanındayken mümkün mü pınarım...minik farem benim... Pınar Amaann Dinçer!... 1.Adam (Elinde çöp poşetleriyle gelir...Gülerek çöpleri sahneye boşaltır ve selam vererek çıkar) Dinçer Aaa..Adama bak be...Hem parkın orta yerine çöpünü döküyor hem de utanmadan sırıtıyor... Pınar Boşver Dinçer...Koskoca kent yüz kişiden bir kişi de çıkar böyle Dinçer Doğru ya...Ne yapayım birdenbire... Pınar (Yaklaşır) Unutma seni seviyorum. Dinçer Unutur muyum hiç...Ben de beni çok seviyorum...Şaka şaka..Ben de seni çok seviyorum... Y.kadın (Elinde çöp kovasıyla gelir.Elele tutuşmuş gençleri görünce) Hooopp!..hopp!..Yahu ayıptır...günahtır... Dinçer Ne yaptık ki teyze? Y.kadın Ayol daha ne yapacaksınız?..Sarmaş dolaş parkın ortasında...(bir yandan çöpleri dökerken) Ay ne bileyim, insan biraz çevresine saygılı olur değil mi? Pınar (çöpleri kastederek) E Teyze siz de... Y.kadın Tamam yavrum biz de zamanında cevizler kırdık de...böyle uluorta..Tövbe estağfurullah...Burada sadece siz yaşamıyorsunuz ki...ayıp ayıp...(Çöplere bir de tekme vurur) Bir daha yapmayın e mi?..(çıkar) Pınar Dinçer...Kadına bak ya...hem evinin çöpünü gelip buraya döktü hem de... Dinçer Boşver canım...Yüz kişiden iki kişi de çıkar böyle...seni çok ama çok se... 2.Adam (türkü söyleyerek, çöp poşetleriyle gelir) Huma guşu yüskeklerden seslenir Yar goynunda bir çifd sunam beslenir Veeyyy..veyyy.veyyy...(gençleri görür) Veyyy..eeyy?!Selamünaleyküm! Dinçer Aleykümselam 2.Adam Siz hiç rahatınızı bözmayın gardaşım...Ben şöyle bir çöp döküp gidecem...Bizim apartımanın bugün temizlik günü de... Dinçer (Kızgın) Aman ne demek...siz rahatsız olmayın da... 2.adam Hehe...yoh canım ne demek... Pınar Başka kimse yok muydu amca? 2.Adam Ha? Pınar Başka diyorum çöp dökecek kimse yok muydu? 2.Adam Haaaa...olmaz olur mu bacım...(Kulise doğru) Leennn..Cemil, Kamil, Halil,Bülül,Ahmet,mehmet,Cennet,Demet,Sepet...Hehehe..Sepet benim güçük gız...Kifaye olsun diye adını Sepet koyduk...(Çocuklarda ellerinde çöp poşetleriyle gelirler) Hele boşaltın bakayım hepsini...Ha aferin...Bizimi apartımanda herkes çöp poşeti kullanıyor...Bende içindeki çöpleri döküp poşetleri ütüleyip bir daha satıyorum...Hehehe..Bu devirde aklını kullanan kazanır...Hadi gidelim çocuklar, rahatsız olmasın abiniz ablanız...Hadi...(Sırayla çıkarlar, tam adam çıkacakken...) Dinçer Ya amca ayıp değil mi...Çöpleri... 2.Adam He ya...Çöpleri fazla dağıttık herhal...Merak etme gardaşım, nasıl olsa belediye toplayoo...(şarkı söyleyerek çıkar) Gordün mü gordün mü Paraları basmayı gordün mü... ikisi (gençler birbirlerine bakıp..) Ama Pınar Ama yüz kişiden... Dinçer Doksandokuzu da... Genç (Walkmen dinleyerek sahneden geçer ve geçerken mandalina kabuklarına yere atar.) İkisi Yüzü de... 5.tablo (Koro,Bekir,Hambey) -Büro. Oyun spotlar yanmadan başlar.Diyaloglar spotlar yanana kadar fısıltı halindedir.) Koro Elimize yüzümüze bulaştırdık İnsanca yaşamayı Ye bitirelim bu kirli oyunu Ya da sonuncu çeksin sifonu Bekir Aman efendim nasıl olur? Hambey Ne demek nasıl olur..Olacak! Bekir Olacak diyorsunuz da...Bakalım millet ne diyecek... Hambey Millet ne mi diyecek?..Ne diyeceklermiş?..Yaptıklarımızın hepsi onlar için değil mi? Bekir Termik santrallerin durumu ortada... Hambey Yahu Bekir, anlatamıyorum galiba...(Spotlar yanar, sesler normale döner) Devlet baba izin çıkarmamış mı bizim için?..Dememiş halkın yararına olan bütün faaliyetler serbesttir?..Eh, termik santrallerde elektrik veriyor, dolma sarıyor, amuda kalkıyor... Bekir Abarttınız efendim... Hambey Abarttım tabi...Niye abarttım?..Çünkü biz milletçe abartıya güleriz...Güldükçe de rahatlarız...rahatladıkça da herşeyi olumlu görürüz...Olumlu gördükçe de... Bekir (Dosyaya açar) Bakın efendim...Şu iki sayfa termik santrallerin yararları, şu doksansekiz sayfa da zararları...Uluslararası yüz sayfalık rapor... Hambey Hehehe..Yani abartıya güleriz dedik, tuttun batırdın...Koskoocaaaa ikkkiii sayufaaa yararı var,daha ne istiyorsun? Bekir Haklısınız hambey bey... Hambey Bana iki de bir hambey bey demekten vazgeç bekir zaten ismimin içinde bey lafı var... Bekir Peki, ham-bey! Hambey Bak bekir senin görevin gazete, dergi ve televizyonları kullanarak termik santrallerin ne kadar hoş, sevimli,tatlı, ne kadar bıcı bıcı olduğunu anlatmak... Bekir Efendim iyi güzel söylüyorsunuz da..Termik santral termik santraldir. Nasıl bıcı bıcı olduğunu anlatacağım? Hambey Var ya Bekir, üzerine alınma ama benim kedi tekir bile senden akıllıdır...Alınmadın değil mi? Bekir Hayır efendim,niye? Hambey Ha, böylece tezim doğrulamış oldun...Şimdi sana ön çalışma yaptıracam...Al kağıdı kalemi ve yazmaya başla...Gözünün önünde canlandır...Gazetelerde sayfa böyüklüğünde bir ilan...Geliyoorrr...Doğanın dostu, kalbinizin postu termik santral ülkemize geliyorrrr...Artık termik santralsiz bir ülkenin vatandaşıyım demeyeceksiniz... Bekir Ama efendim, bakın dosyada ne yazıyor...Geçen yıl yapılan bir araştırma gösterdi ki, bir termik santral günde altıyüz ton kükürtdioksit çıkartıyor ve aynı şekilde yol açtığı asit yağmurları yüzünden çevresindeki dörtyüzbin dekarlık orman zarar görüyor... Hambey (Dalga geçerek) Hadi ya?..Başka? Bekir Ayrıca tarım toprakları ürün yetiştirme özelliklerini kaybediyor...Ya ne habeerrr... Hambey Çek elini oradan ukala...Sanki ben bunları bilmiyorum...Tamam doğru bunlar olmuş...Ama niye olmuş?...Çünkü özenli yaptırılmamış...kapısına nazar boncuğu asılmamış...duası okunmamış..Böyle termik santral elbette çevreye zarar verir...Ama bizimkisi öyle mi? Bekir Pardon...Bizimkisi nasıl? Hambey Helal yapım! Bekir Buyrun? Hambey Hani helal kesim, helal sermaye gibi..Bizim termik santral de helal yapım...Neyse şu slogan nasıl?..Sıra yok, bekleme yok, tekleme yok...Çünkü termik santral var...Termikli hayat gibisi yookkk... Bekir Doğru termikli hayat gibisi yok..çünkü termik gelince hayat yok...Kızacaksanız ama efendim... Hambey Yok canım bekircim,niye kızayım...aklına geleni söyle... Bekir Sağolun efendim...Ama bu santraller bir sürü hastalığa yol açıyorlar...Tabi dolayısıyla ölümlere de...Bakın burada ne yazıyor...Termik santrallerin çevresinde oturan insanlar akciğer kanserine, deri hastalıklarına, sinir sistemi buzukluklarına ve hatta kann kanserine yakalabiliyorlar... Hambey Hah..Bak kendi ağzınla söyledin... Bekir Ne söyledim? Hambey Yakalana-bilirler...Ne demek?..Yakalanmayabilirler de!..Demek ki eşitlik var, demokrasi var bu termik santrallerde..herşey olabilirsin, yeterki iste! Bekir Ama efendim santralde oluşacak en ufak kaza ohoo... Hambey Ohaaaa...Yeter bekir...Senin gibi negativ bir adamla artık çalışamam..işine son veriyorum... Bekir Verin,verin...Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlarmış, siz de beni kovun...Zaten burası benim doksansekizinci köyümdü...Gideyim de doksondokuzuncu köyümü arayayım bari...(çıkar) Hambey Git be git...Daha ismimi bile doğru düzgün söyleyemiyorsun...Git de ben de rahat rahat halkım için çalışayım...Nerde kalmıştım..Hı,sloganlar...Ha,işte bir tane daha... santralim termikten Gel vatandaş gel Hem gemlikten hem de pendikten. Hehehe!.. 6.tablo (Koro, Baba, Kız, Anne, Adam, Adam) - oda- koro elimize yüzümüze bulaştırdık insanca yaşamayı ya bitirelim bu kirli oyunu ya da sonuncu çeksin sifonu baba (Sahneye girerken) Selma...Selma...(Bakınır,evde kimse yoktur.) Nerde yahu bu kadın?..Benimkisi de soru!..Kesin yine mahalleyi teftişe çıkmıştır...Mahallemizin gönüllü Muhtarı Selma!.. Kız Hoşgeldin baba! Baba Hoşbulduk kızım, ama evi boş bulduk...nerde annen? Kız (çekingen) Şey..Alışverişe gitti. Baba Alışverişe mi?..Daha dün... Kız Ama baba, ucuzluk başlamış... Baba Çok bilmişe bak!..Biz biliriz o ucuzlukları...Ayakkabı otuzmilyondur, ucuzluk diye yirdokuzmilyonluk etiket koyarlar...Sonra millet kuyrukta...Neymiş?..Ucuzlukmuuş!..Ya da kazağın normal fiyatını görünmez bir el yükseltir, sonra görünmez bir indirir, daha sonra renkli kocaman etikete çarpılı fiyatı ve sözüm ona yeni indirimli fiyatı yazar...Sonra millet kuyrukta...Sanki bedava... Kız Aaa, bana ne kızıyorsun, alışverişe giden annem. (Zil çalar) Hıh geldi. (Çıkar) Anne (Kızla beraber sahneye gelir.Ellerinde paketler ve torbalar vardır.)Ay, kimin kocası, kimin canısı, kimin bebişkosu, kimin şişkosu gelmiş...Hoşgeldin süpermenim benim... Baba (hoşnutsuz) Hoşbulduk! Anne Ayol o ne surat be? Veresiye veren bakallar gibi...Neyse, bak neler aldım neler bugün...Aldıklarımı görünce yüzünde güller açacak... Kız Bana neler aldın anne? Anne Aman kızım sana sıra gelmedi ki...Ay ne güzel şeyler var...Bayıldım vallahi...(Paketlerden birinden tişört çıkarır.) Bak caniko!..Nasıl? Baba Aaa, Tişört! Anne Her zaman söylerim kızım...Zekidir baban zeki...Nasıl anladı hemen bunun tişört olduğunu... Baba Komik olma Selma!..Ne yapacaksan kışın ortasında tişörtü? Anne Sanki yaz gelmeyecek...Eninde sonunda lazım olacak. (Başka bir paketi açar) Buna ne dersin?.Kum çerçevesi! Kız O da ne anne? Anne Bunu sürekli ters çeviriyorsun, kumlar aşağıya doğru süzülüyor ve çeşitli şekiller oluşturuyor... Baba Başka? Anne Başka mı?..Şekiller oluşturuyor işte...Ucuz ucuz...dokuzmilyondokuzyüzbinlira.. Baba Çok ucuzmuş...onmilyonlira olsa ne yapardık?!Hem de çok lazım!..Ne yaparız o olmasa...Çevir şekiller oluşsun, biz de koyun gibi bakalım...Meee...meee... Anne Amann caniko sen de yani! Şimdi almazsak ne zaman alacağız...Ucuzluk!..Her taraf ucuzluk kaynııyor...Bütün mallar yalvarıyor...Abla beni al, onu alma , beni al diye!..Taşıyabilsem hepsini alacaktım. Kız Bir dahaki sefere ben de geleyim anne. Baba Sen çok konuşmayı bırak da bana bir bardak su getir bakayım. Anne Dur, dur!..Şişe suyu da aldım...Buralardaydı... Baba Değerli karıcığım Selma bizim suyumuz var ya! Anne Olsun canım!..Bu hem kaynak suyu hem de... Baba Ucuz! Anne Ay nereden bildin ucuz diyeceğimi...sen var ya sen...(Paketleri karıştırır) İşteee...Her eve lazım...Olmazsa olmaz...Kablo!..Hem de yirmibeş metre. Baba Aman kalbim sıkışıyor...Ne yapacağız Selma kabloyu?..Hem de yirmibeş metre! Anne (Nazlı) Sen beni sevmiyorsun caniko! Baba Yirmibeş metre kabloyla sana olan sevgimin ne alakası olabilir Caniko da...Daha geçenlerde elli metre almıştın. Anne Ama onlar yeşil! Kız Doğru onlar yeşil...Ondan önceki hafta aldıkları da maviydi... Baba Haa!..Özür dilerim caniko...Başka neler var? Anne Amaannn...Neler var neler...Yirmi metre don lastiği, iki tane korna havalılarından, bisiklet freni, yedi tane kapı zili, kilim dokuma tezgahı, yumurta doğrama makinesi... Baba Yumurta doğrama makinesi mi? Anne Evet! Baba Bisiklet freni mi? Anne Evet Baba Kilim dokuma tezgahı mı? Anne Ay, evet caniko...Yoksa birşey mi unuttum..Ah ***** kafam...Alışveriş listesi yapmadan sokaklara düşersem olacağı buydu...(Paketleri karıştırmaya devam eder) İstediğin şeyleri yaz, söz yarın alırım...Bak...bak...şu plastik çiçeklerin renklerine bak...ay, az kalsın unutuyordum...Şu kapının arkasındaki kolide de çim biçme makinesi var. Baba Ne?.. Her tarafımız beton yığını...Her tarafımız asfalt...Çevremizde biçilecek yeşillik kaldım ki çim biçme makinesi aldın?..en önemli sorun da, bizim bir bahçemiz yok ve dolayısıyla çimim hiç yok Selma! Anne Ya birgün olursa?..Şu sarı küçük pakette de bir kutu mermi... Baba (korkuyla ayağa kalkar) Mermi mi? Anne Ucuzdu dayanamadım aldım..Ne yapayım?..Sen sinirlenme caniko...Senin karın anlamı olmayan hiçbirşeyi almaz...Alışveriş manyağı mıyım ben?..Düşün bir kere...Bir gece densiz bir ayı kapımıza dayansa... Baba Ayı? Kız Ayı? Anne Ayı ya!.. Baba İstanbul'un göbeğinde... Kız İstanbul'un göbeğinde... Anne Ayol ayı bu...belli olur mu?..Ya buna ne dersin caniko..Bak..baakk.baaakk...Saat! Baba Evet, saat! Bu da mı ayı için? Anne Ay komikçi kocam benim!..Hayır bu saat öyle bildiğin banal saatlerden değil, o yüzden üç tane aldım...Hepimize bir tane...Bunun özelliği sabahları günaydın akşamları da iyi geceler demesi... Baba Saat diyor? Anne Evet!..Nasıl olacak?..Şöyle olacak..mesala örneğin sözgelimi biz sabah kalktık...Senin saat günaydın diyecek, benim saat günaydın diyecek kızın saati günaydın diyecek... Baba Ya biz? Anne Bizim birşey dememize gerek kalmıyacak söpermenim benim...Biz de televizyon seyredeceğiz. Baba Selma, bunca masraf, bunca tüketim olur şey değil...Seninki hem tüketim deliliği hem de çevre kirliliği. Bütün ev senin yüzünden gereksiz aletlerle dolu...Geçen yıl aldığın telefon kulübesi yüzünden tuvalete gidemiyoruz...Ya vapur iskelesinden kelepir diye aldığın turnukiye ne demeli...Jeton atmadan yatağa giremiyoruz be!..Depremi üç ay önceden haber veriyor diye tutup getirdiğin öküz gerçekten de öküz gibi!..Beş aydır mutfakta yatıp kalkıyor, yiyiyor içiyor, bırak depremi üç ay önceden haber vermesini, çişi geldiğinde bile haber veremiyor...Ya o en son getirdiğin... Anne Ama o çok lazımdı... Baba Yahu azmani ve hayvani lokomotifin nesi lazımdı be?..Sen beni çıldırtacak mısın be kadın? Anne Sana küstüm! Son sürprizimi söylemeyeceğim! Baba Aman ne olur söyleme Selma! Ne olur yalvarırım! Adam (elinde sazla girer) Ya yenge dışarda üşüdük...Ne olacak ekip? Baba E...Ekip mi? Ne ekibi Selma? Anne Caniikkoo...Taksim'de açıkhava konseri vardı da... Baba Eeee? Anne Elli kişilik türk halk müziği çok sesli korosu da minik bir konser verdi... Baba Eee? Anne Çok güzel söylediler...dayanamadım o koroyu satın aldım. Baba Eyvah! Adam Yenge, lazımsa bizim kılıç kalkan ekibi arkadaşlar da var..Çok güzel turist karşılıyorlar... Anne (İstekli) Ayy caniko... 7.tablo (Bütün oyuncular) -Fondan gelen müzik sesiyle beraber oyuncular birer birer sahneye gelirler. Hepsinin boynunda ip vardır. Sahnedeki yerine alan her oyuncu ipiyle kendisini asar. Fondan okunacak şiir süresince hareketsiz dururlar.- çıngıraklı çocuklar Boyunlarına taktıkları çıngıraklarla, Sizleri çağırıyordu bir avuç çocuk. Bir avuç çocuk doğaya kuruyordu köprülerini. Ve sesleniyorlardı güneşin kucağından: -gelin ablalar, abiler gelin! Iteceğinize elinizin tersiyle dünyayı Gelin Bir öpücük de siz dikin ormana Nedir bu telaş, bu acele? Durun hele, burada bitmez bu oyun! Daha başlamadık bile! Daha bizi bekliyor güneşin kucağında bir avuç çıngıraklı çocuk. Güvercin beyazı ellerine dokunamadık... Hatta yanaklarımızın utanç kırmızısı... Utancımız geçmeden, iş işten geçmeden, Durun hele, burada bitmez bu oyun! Bir kişiydi tükürdü yere, Bir kişiydi derelere akıttı pisliklerini Bir kişiydi havayı soluksuz kıldı On kişi oldular... Yüz kişi oldular... Bin kişi... Gerisini siz bilirsiniz! Kapılarınızda büyüyen ölümü farkedenler Bir avuç çıngıraklı çocuktu. Koşarlardı sokaklarınızda. Ayakları gitmek ister miydi ölüme, Geçirilmeseydi düşlerine yağlı ilmekler. Onlar ki; Vakit daha erken diyorlardı. Daha var yaşamın ölmesine, Daha kızılca sincabın... Daha kardelenlerin yitip gitmesine... Daha... Daha... Dahası yok!.. Durun hele, burada bitmez bu oyun! Sevgileri ve sevinçleri, Bir gece vakti, Bir yoksunlar sokağında koşarken düşürenler, Ve kavgayı nefreti öfkeyi diriltenler, Yeşili görmeyenler, Aşkı duymayanlar, Barışı tanımayanlar İşte onlar oradalar Bir soluk kadar yakınlar size. Ve güneşin kucağındaki o çocuklar, O çıngıraklı çocuklar Işte oradalar! Size uzattıkları bir avuç temiz dünya, Gülümsüyorlar Işte oradalar! Durun hele, burada bitmez bu oyun! Siz ne derseniz deyin Yıllar yılı Usulca Evirdik Çevirdik Dünyayı yanağından öptük Bu yüzden Burada bitmez bu oyun Durun hele! 5.Şarkı az gittik zu gittik kendi içimizde yittik arama suçlu kim nerede koyun olup kendimizi güttük dön kendine dön kendine yarınını öldürme yarın iken yalan olduk güldük dost elinde solduk sorma ne oldu nasıl oldu insana hasret çıkmaz yolduk dön kendine dön kendine yarınını öldürme. ikinci perdenin sonu